3 Haziran 2009 Çarşamba

Haziran geldi yaz gelmedi

Ya da ben her sene olduğu gibi ancak tatile gidip geldikten sonra yaz havasına girebiliyorum. Yine de bu sene bir sağanak yağıştır gidiyor. Havalar böyle olunca ne giyeceğimi de şaşırıyorum.

Evin içinde sıcak basıyor, sabah çıkınca üşüyorum, öğlene doğru tekrar sıcak, eve girince bi ayrı sıcak. Durum böyle olunca Bora'yı da nasıl giydireceğimi şaşırıyorum. Giydirip çıkarınca terliyor, az giydirince üşür mü diye düşünüyorum. Gece yatırınca battaniye mi örtsem yoksa ince penye örtüyü mü örtsem karar veremiyorum. Bu kadar stres yaşayınca da elimde egzamalar çıkıyor:)
Bora 3 gün sonra 5 aylık bir dombili olacak. Geçenlerde araba koltuğu bakmak için joker'e gittim. 4 çeşit koltuk var. Biri 0-13 kilo, biri 9-18, bir diğeri 15-36 ve biri de 9-36 kilo için. (Bora'nın boy ve kilo gidişatından dolayı sonuncusunu almak daha akıllıca geliyor. ) Joker'deki satıcıya "benim oğlum 9 kilo ama 5 aylık" diyince adamın gözleri faltaşı gibi açıldı, "yani bunu kullanması için bebeğin oturuyo olması lazım" dedi. Şimdilik araba koltuğu planlarımı erteledim ben de.
Bu at da yakında elimde kalacak. Başımın üstünde dönüp duruyo napim.
Beş aylığım, çok tatlıyım. Ananemin aldığı tulumu giydim. Tulumun üstünde 9-12 ay yazıyomuş. Bana tam oldu.

Geçen haftasonu Temelli de Yaza Merhaba Partisi vardı. Bora, babannesi ve tabiki ben de katıldık. Güzel geçti. Havafişekler atıldı , yemekler yendi. Bora'da bayaa ilgi topladı. Artık (son bir haftadır) zırt diye sırt üstünden yüzüstüne dönüyor. Sanırım yorgun günler yeni başlıyor.

Geçen haftasonu ayrıca dayısı da geldi Bora'nın. 10 günlükten sonra ik kez gördü minnoşu. "Artık bir dahaki görmene Bora yürüyo olur" dedim de gülüyor dayı.
Bu son ay içinde Nazlı halası bel fıtığı ameliyatı oldu, Bilkent'in sınavına girdi. Merakla sonucu bekliyoruz.
Annem halamın makinesini kullandı yine. 73 buçuk kiloya düşmüş. Ama pek iyi gitmiyo zayıflama işi. Boşver diyorum ben seni her halinle seviyorum diyorum ama dinlemiyo.
Annemin boğazında bir takım şişlikler çıktı. Neyse ki bişeyi yokmuş. Annemin gençleşme harekatı devam ediyor. Ben de sonuna kadar destekliyorum. (Böylelikle ilerisi için kendime ortam hazırlıyorum hehe)
Semin cini sayesinde Twilight'a sardırdım. Dedim beni bulaştırma, bak sonra fena oluyo diye ama kanıma girdi bi kere. Hayır çok uyduruk bi kitap ama kaptırınca gidiyo işte, çerez niyetine. Ne zamandır kitap okuyamıyodum maalesef, en azından başlamış oldum.

Bu haftasonu partide dedesini, ananesini, ertesi gün de çiftlikte büyükbabasını gördü Bora. Ne şanslı bebe, herkes çok seviyo:)
Blog tutarken arayı yine çok açmışım ne yazacağımı şaşırdım. Neler oldu bu ay tam da hatırlayamıyorum. Napalım artık.
Artık rahatlıkla dönüyorum. Genelde sağıma doğru. Ama sonra geri dönemiyorum.
Babama benziyoruuuuuuuuum.
Dişlerim de kaşınıyor sürekli.
Ve kafamı tutabiliyorum, biraz büyükmüş o bakımdan fazladan alkış lütfen.
Mışıl mışıl mışıl mışıl...

2 yorum:

  1. çok tatlııııı!
    o ayacıkları bizim için de öpün,tombul köfte ayaklar özaslan genlerinden mi yoksa sadece desadüf mü acaba? bi çift de bizim evde dolaşıyor da

    YanıtlaSil
  2. yok yaaaaa bizimki tamamen karaca genleri heheheheh:)

    YanıtlaSil