21 Temmuz 2009 Salı

E-mek-le-mek

6. ayın bebeklerin hayatında bir dönüm noktası olduğuna karar verdim. En azından Bora için öyle. Yani 1 ay içinde bu kadar mı gelişme olur.
Bu ay daha da bi cinleşti. Kafa sürekli etrafı incelemek üzere sağa sola dönüyor.
Bu ay tükürme türevi bir hareket öğrendi. Dilini çıkartıp tükürük saçıyo etrafa.
Ayrıca bu ay bayaaaa konuşuyo.Konuşuyo derken aguca dışında çığlıklar atmaya bağırmaya filan başladı.
Bu ay ayaklarını ağzına rahatlıkla sokmaya başladı.
Bu ay ağlamayı da öğrendi. Bağıra bağıra ağladı bir kaç kere.
Bu ay -son bir haftadır- 7 de yatıp sabah 5 buçukta kalkmaya başladı.
Bu ay- son bir haftadır- dizlerinin üstünde emekleme pozisyonu almaya ve ileri geri sallanmaya başladı.
Bu ay daha aklıma gelmeyen değişik şeyler yapmaya başlamıştır kesin.
6. ay gerçekten en favori ayım oldu. Tadından yenmiyor. Öpmeden durulmuyor.



Doğumgünü

19 Temmuz hem kayınvalidemin hem de Kuzey'in doğumgünüydü.(Kuzey'in aslında 19'u da, 20'si yazıldı) Sabah İlknur'larla Marmelatte'ye gittik. Çooook sıcaktı ama güzeldi. Kuzey çok tatlı olmuş. Saçları asker traşı yapmışlar. Şarkılar söylüyor. Top oynuyor. Kocaman olmuş. Öğleden sonra da evde bi 2 saat uykudan sonra. Yiğit bizi yemeğe çıkardı kayınvalidemin doğumgünü sebebi ile. Methini çok duyduğumuz için Çadır Kebap'a gittik. Gayet güzel dekore edilmiş bir yer fakat ikramdan ve servisten çok memnun kalmadık.
Bi konuşabilsem neler anlatıcam.

Babam benim.
El öpenlerin çok olsun halacuğum hehe.

Babannem yolda 47 yaşına bastım dedi. Bu kadar enerjik olmasının sebebini anladım ben de. İyiki doğmuşsun babanne. Sen doğunca babam, babam doğunca da ben doğmuşum.
Yine baş köşeye kuruldum:P
Halacuğum İstanbul'a gidince çok özlicem seni. Alıştım hergün görmeye.

Bora 6 aylık

Bora 6 Temmuz'da 6 aylık oldu. Doktor kontrolüne 1 hafta geç gidebildik. Kilosu 9330gr.,boyu 73cm. olmuş. Gayet iyi durumda. Ama İstanbul'da gözlerinin konjiktivit olması bayaaa canımı sıktı. Bora bu ay itibari ile yeni yemek düzenine geçti. Artık günde 250 cc ek gıda alıyor. Bunlar;
1 çay kaşığı yumurta sarısı,
1 tatlı kaşığı pekmez,
2 pötibör bisküvi,
50 gr. peynir,
50 cc yoğurt,
50 cc meyve,
50 cc çorba,
50 cc sebze yemeği,
ve yavaş yavaş bu ay içerisinde köfte, makarna, pilava da tadımlık olarak başlayacak.

Kumanda delisi oldum. O ne güzel renkli tuşlar öyle. Tam ısırmalık.

Annemin denemeleri.

Annemin denemeleri.

Annemin denemeleri ööööööööfffff. (Burda iso'yu 2000 yapmış galiba)


Sem'le annem ayakkabı baktılar tüm gün. Beni de peşlerinde sürüklediler. O kalabalıkta tek tanıdık oyuncağıma sarıldım ben de.

16 Temmuz 2009 Perşembe

Uçtu uçtu, Bora uçtuuuuu...

İstanbul'dan dönmeden önce Can'la Üsküdar taraflarında geçirdiğim (ve deniz kenarında bira, kuzu şiş yaptığımız-oooooh) son gece maalesef üzücü bitti. Aslında ben Adalar manzaralı yerde arabanın bozulmasından o kadar da mutsuz olmadım:) Manzarayı izleyerek babamın gelmesini bekledik.

İstanbul dönüşünü uçakla yapma kararı almamızla birlikte Bora da 6 aylıkken uçağa binmiş oldu. Bilette benim için "with inf", Bora için "inf" yazmaları çok hoşuma gitti bir de Bora'nın koltuk numarası sıfırdı. Eeeee anasının kucağında gitti ne de olsa.
Mutlu mesut havaalanına giderken yolda uyuyakalıvermişim.
Dedemle resim çektirmişiz de niyeyse ananemle resim çektirmeyi akıl edememişiz. Hadi ben akıl edemedim de anne sen düşünseydin ya.

Anneciğim benim.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Bahçeşehir (istanbul 3)

Köşküm ve ben...

Güvercin.

7 Temmuz 2009 Salı

Bahçeşehir (istanbul 2)

Evet artık buraya gelirken "İstanbul'a gidiyorum" değil, "Bahçeşehir'e gidiyorum" diicem. Buranın İstanbul'la tek bir alakası var o da nemli havası. Karşıya gidim dedim, imkanı yok, Borasız bile 4 vesait (o ne demekse). Ben de yazlık havasında olan evin keyfini çıkarıyorum oğlumla. Annem de Bora'ya bakıyo, arada havuza gidiyorum oooooh. Evde eşya da az ya tam yazlıkta gibiyim. Pıt diye bahçeye iniyoruz Borayla. Yani keyfim yerinde. Ama Yiğit gelin diyip duruyo. Canım burdan idare ediver bi kaç gün daha. Az kaldı. (Bu blogun dili de bi garipleşmeye başladı, vakşt olmayınca fazla özenemiyorum:))
Bu arada Bora pzt. 6 aylık oldu. Aşı ve doktor kontrolü de haftaya kaldı.
Annemin yeni fotoğraf makinesi çalışmaları
Başım dönüyoooooooo
Didemciğim bu da sana muckssssssss. Gelince öpersin beni bol bol.

5 Temmuz 2009 Pazar

istanbul 1

İstanbul seyahatimize cuma öğleden sonra annem, Yiğit, Bora ve ben başladık, Yiğitsiz devam ediyoruz.


yolda biraz yoruldum da

Cumartesi sabahı babam Bora'yı gezdirmeye götürerek bize 90 dakikalık bir uyku süresi daha tanıdı:) Sonra da 2 gün boyunca Bora gezmediği kadar dışarılarda gezdi.

Cumartesi kahvaltıdan sonra ilk hedefimiz ikeaydı. Tam 1 saat 15 dakika sonra doğru yolu bulduk ve ikeaya vardık. Boraya oyuncak kutuları, sallanan muz, çadır, mama sandalyesi, tahta vinç ve kule aldık. Kendimize hiçbirşey almamayı da başardık.
Akşam babam boğazda .Mavi Balık diye bi yerde yer ayırtmış. Boğaz köprüsüne karşı harika balıklar yedik. Gerçi benim ızgara levreğim soğudu ama napalım artık manzara yeterdi.

Cumartesi akşamı dedem bizi boğazda balık yemeğe götürdü.

Dedemle ananem boğaziçi köprüsüne karşı... Annemle dayımın "dışın dışın" "tikon tikon" duf" gibi silah sesleri çıkardıklarını anlattılar, annem çok eğlendi.

Babamı çok özledim, bu tatilde de bi sürü oynadık beraber. Bu arada benim çeşmeler akıyoooooooo:)))

Herkes benimle ilgileniyo.
Pazar günü Alper ve Ebru ile beraber hisarda kahvaltı yaptık. Bu sefer de menemenleri götürdük. Bora bu aralar yerinde pek duramıyo, sahilde 2 boy dolaştık. Ardından da Yıldız Parkı'na gittik ve Bora'nın hayatımızı nasıl değiştirdiğini konuştuk. Eskiden olsa İstiklal, Cihangir, Asmalımescit taraflarına filan gider, içerdik püüüüüü:)))
Babamla parkta dolaşıyoruz.
Annem de bana hayran, yakın plan çekip duruyo ne varsa.
Malta Köşkü'nün önündeyim. Köşk benim olur.
Öğleden sonra dayım geldi. Çok büyümüşüm, öyle diyo. Bir saat oturdu gitti, bişey anlamadım. Ayrıca babam da Ankara'ya döndü, valla gözlerim doldu ağlayacaktım zor tuttum kendimi:P

Sabahın köründe kalktım yine. Bünyem böyle napim. Annemle çıktık sitenin bahçesine dolaştık.
Yine mi yakın çekimmmm.

Dedem pazar pazar ders çalışıyo. Ya dede yeter artık bu kadar çalıştığın, yürümeye bi başlayım da Ankara'ya gel oynayalım.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

istanbul-istanbul-istanbul evet-evet evet-evet evet-evet, kütürdet beni atıfet-atıfet-atıfet

Henüz iznimi almamış olmakla beraber, cuma öğleden sonra İstanbul'a doğru yola çıkmış olma hayali ile kıpır kıpırım. Bora'nın (sonradan zırt pırt konsere filan gideceğini tahmin ettiğim) İstanbul'a ilk seyahati olacak. İstanbul seyahati, 6. ay doktor kontrolü ve dahası dönüşte artık....