Kendisi ayrıca tam bir Fehmiyeci oldu. Yani utanmasam kıskanıcam:) Diyorum ki herhalde ilk kelimeleri anne veya baba değil de Fehmiye'nin bir türevi olacak. Eeeeee bütün gün onunla tabi.
Kış geldi artık. Paltolar, botlar çıktı ortaya. Bora'nın ayakları üşümesin diye annemle ayakkabı almaya gittik. Yok, yok, yok. Bu kocaman ayaklara ayakkabı yok yahu. Boyu oluyo ama tepesi girmiyo. En sonunda 23 numara bi ev ayakkabısı bulduk. O da bi parmak büyük geliyo ama ancak sığdı ayağı.
Sıcak sıcak termal içlikler aldık. Külotlu çoraplar aldık. Her sabah dışarı çıkınca üşümesin diye.
Kış gelince eve de tıkılmış olduk. Aslında yazın da Yiğit haftasonları çalıştığı için tek başıma çok organize olamadığımdan ve "aman naaapıcam tek başıma, nereye gidicem," mantığı ile fazla da çıkmıyodum. Ama şimdi baharın kıymetini anlar oldum. Keşke daha çok çıksaydım diyorum. Önümüzdeki bahar, acısını çıkarıcam. Oğlumla kırlarda, parklarda, bahçelerde gezip tozucam. (inşallah)
İşte bir demet uykudan önce resmi size. Annesi, babası, kendi.

Sadece ayağı mı, her yeri pofidik bunun!! :)
YanıtlaSilBiz kış kıyamette de her daim park bahçedeyiz, hafta sonları takılın bize, seğmenler bizim, şehit ersan parkı sizin gezelim! Hem soğuk hava iyi geliyor bunlara, dirençleri artıyor ;)