13 Nisan 2010 Salı

Özet

Mevsim değişikliğinden midir nedir, hiç bloga yazasım yok bu aralar. Ama çocuk büyüyo. Resimler de biriktikçe birikiyo. Bu entry resim altı kısa açıklamalardan ibaret. Bir sonrakine uzun uzun yazmak üzere son 2 ayın kısa özeti;


Ananeme gittim. Işıldakla oynadım.

Annemin, yengesi ve Nesrin Teyzesi geldi. Nesrin Teyze dedemin amcasının kızı. Fatma Yenge de annemin amcasının eşi. Nesrin Teyzenin eşi Fatma Yengenin kardeşi. Bu durumda Fatma Yengenin eşi (annemin amcası) dayımın nesi olur? Cevabı haftaya.


Mama sandalyemde şımarıyorum.

Banyo sonrası.

Geçen ay bol bol Kuğulu Parka gittim. Kuğulardan çok merdivenlerle ve yerdeki taşlarla ilgilendim.
Levent amcam.

Arkadaşım Kuzey geldi.

Babamlar bizi çok güldürdüler. Kendileri daha çok güldü. Annem gülmekten vidyoya çekemedi.

Ne güzel suyla oynarken babam kaldırdı. Ondan suratım asıldı tabi.




Annanem yine bol bol resim çekti.



Geçen ay bende de bel fıtığı çıktı. MR'a girdim. 2 tane küçük fıtık varmış. Zaten Borayı getirip götürmesi çok zor oluyordu. Tam o ara kayınvalidemin yan apartmanında bir yer boşalınca hemen taşınmaya karar verdik. 4 gün izin aldım. Taşınma işini hallettik. Aman o ne eşya. Taşıma firmasındaki adamlar bile şaşırdı. Neyse bir dolu fazlalıktan kurtulduk, bir de bahar temizliği oldu. Ama hala küçük oda dandini. Her gün makyaj malzemesi almak için o odaya girip çıkınca sinir oluyorum odaya. Bir el atıcam da bakalım ne zaman. Neyse taşınmanın üstüne, 10 gün kadar raporlu vaziyette evde yattım. Ne kadar sıkıcıydı anlatamam. Bol bol (2 tane:)) kitap okudum. Şimdi iyiyim, ara ara yokluyo yine de.
Haftasonu Nazo'yu ziyarete gitmek istiyoruz. Henüz tam karar veremedik bakalım.
Ondan sonraki hafta KPDS var. Ondan sonraki haftasonu Bahar geliyo. Bu arada Hacer de Mayıs'ta gelecekti. Haziran'da Semin doğruyo. Bahar hızlı geldi. Ne güzel.
Bora çoooooooooooooooooooook tatlı oldu. Ağzım sulanıyo. Çok cinleşti. Mesela anahtar bulursa bir yerde onu alıp kapıya gidiyo. Anahtar deliğine takmaya çalışıyo. Cep telefonu veya ev telefonunu görürse alıp benim, Yiğitin kulağına dayıyo. Ih ıh diye her istediğini anlatıyo. Kendi kendine su içmeye başladı artık sonunda. Dedesi lego almış. Onu takıp bozuyo. Bu aralar arabadan çok top ve takmalı çıkarmalı oyuncaklara ilgi gösteriyo. Bir de sürekli bir yastıkla dolaşma durumu var. Yastığı alıyo eline, hatta 2 tane. Onu yere atıp kendi de üstüne kapaklanıyo. Bir tane azı dişi çıktı. Büyüyo işte. Vidyoya çekmek lazım bol bol. Anlatılmaz yaşanır:)

1 yorum:

  1. aaa bu postu gormemişim ben, çünkü benim blogun takip listesinde senin blog güncellenmiyo!! Halla sallanan salıncak göründüğü için hiç bakmadım bende..taşınma filan bir dolu şey olmuş..
    benimde aklımdaydınız ne zamandır..görüşsek bu ara diycektim hatta :)
    Ararım...

    YanıtlaSil