12 Eylül 2011 Pazartesi

Tisan

Tisan tatilinden önce bu harika fotoğrafların sahibinden bahsetmek istiyorum. Canon 550d:) Media Markt'a 1000d almak için gittiğimizde arkamızdaki bir fotoğraf meraklısının kaş göz yapıp almayın almayın diye fısıldadığı kadar varmış. Satış görevlisi, "Canon canlı renkler, Nikon keskinlik" dediğinden midir nedir, renkler gözüme gerçekten bir başka canlı görünüyor. Yiğiti başarılı seçiminden dolayı kutlayıp, tatile ve Bora'nın son haline geçmek istiyorum.


Dedemle hamu oynamayı çok seviyorum. Aslında dedemle olsun da ne olursa olsun herşeyi çok seviyorum.



Eski Marmelatte, yeni Mutfak. Güzel olmuş. Bir pazar sabahı kahvaltısında ailecek.


İşte Tisan tatili. Maalesef son Tisan tatilimiz olabilir. Tisan Bora için harika bir tatil yeri. Çünkü denizi tertemiz ve sıcak. İçinde heryerde balıklar var, carettalar var. Bu gidişimizde yanlışlıkla ben her zamanki gibi Yiğiti yanlış yola sokup Adana tarafına saptırttım. Ama iyi ki de öyle yapmışım. Yol çok düzgünde nerdeyse tüm yol bölünmüş yoldu. Bayaaa hızlı bir şekilde vardık Tisan'a.


Bu tarz şeyleri iyice araştırmadan yapmamama rağmen bir gazla Bora'ya bezi çıkarttırmaya karar verip, yoldan 10 adet beyaz don aldık, markete uğradık vs. vs. 7 saatte evdeydik.


Aaaaa başta herşey iyi lazımlık da aldık. Bizimki ilk 2 gün tuvalete oturmaya filan hevesli. Sonra ilk yürüdüğünde yaptığımız hatayı yapıp, ilk kez tuvalete çişini yapınca alkışlamak gafletinde bulunduk. Bora bir inat yaptı. Tuvalete gitmiyor. Ortalara salıp sonra da çiş diyo. Ayyyyş diyo. Filan. Bu sefer hiç ilgilenmiyo taktiğini uygulamaya kalktık. Başta külot giydirirken, sonra habire külot yıkama derdinden kurtulmak hem de çocuk bi keşif olaylarına girsin bi farkına varsın diye külodu da attık. 7 gün ortalıkta cıbıldak dolaştırdık Bora'yı. Ne yazık ki bu durum hiç birşeyi değiştirmedi. Ama bayı bir keşifler yaptı yani. Neyse baktım ben bu ortam Bora'ya hiç yaramadı (eve gelince çişini yaptıktan sonra bi dahaki sefere tuvalete yapalım tamam mı diyen biz, deniz de olunca olsun oğlum yap bişey olmaz der olduk) eve dönelim ben evde kendim halledicem dedim. Sonuçta eve geldik ve halledemedim. Öğretmenimizin de Bora'nın henüz hazır olmadığını söylemesi ile (hemencecik:)) bezini geri takıverdim. Hiç yadırgamadı Bora bezi. Yahu peki ben tüm tatilde boşuna mı elimde çamaşır sulu bezlerle gezdim.
Neyse bu çişli muhabbet bu kadar yeter.

Huysuz Bora:)


Gülen Bora:)
Bu tatilde Bora denizi çok sevdi. Bol bol denize girdik kolluklara alıştık. Ayaklarımızı çırptık. Dubadan atladık. İskeleden denize taş attık. Babayı ve anneyi suya batırdık. E bol bol annenin ve babanın boynuna yapıştık. Bol bol sıkma yedik. (Ben Bora'yı da bahane edip hergün 1-2 sıkmayı götürdüm. Ama annemin yaptığı sıkmanın s'si olamaz ordaki. Anneeee sıkma yapsana bak yine canım çekti.)



Maymun Bora:)



Yakışıklı Bora:)

Tatilde Müjgan Hala, büyük babanne ve Nergis'de vardı. Müjgan Hala ve Bora arkadaş oldular. Bora havaaa, "havaaaa" diye dolandı ortalarda. Hava da "canııım" diye. Babanne maalesef ufak bir enfeksiyon geçirdi. O da bizden bir gün sonra dönmek zorunda kaldı Tisan'dan. Böylelikle sanırım Tisan defteri de kapanmış oldu. Tadı damağımızda kaldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder