Konakları hala geçmedi. Sonra bir gece bi baktık kafasından sular sızmış yatağa. Tabi bizim içimiz parçalandı hemen ertesi gün koşa koşa dermatoloğa gittik. Zaten çok kaşınıyodu kafası. Seboroik dermatit mi ne öyle bişey dedi doktor hanım. Kortizonlu bi krem verdi yüzüne (lokoid) saçlı deriye de başka bişey verdi. Bi de allerset verdi kaşıntı için. Cildi çok hassasmış ve konağı çok ağır geçiriyormuş. 5-6 ay sürebilir, geçirmeye çalışmayın, bu bi hastalık değil zaten dedi doktor hanım. Ben zaten biliyodum da işte herkese dert oldu.
Oturuyorum artık.

Annemle evde Funda Ablamın aldığı battaniyenin üstünde oynuyoruz.


Babannemde çok mutluyum. Bu üstümdeki de İtalya kreasyonumdan.
Güvercinim ben.
Birde bugün Bora'nın aşı günüydü. 2 bacağını da deldiler hainler:) AAAaaaaaa ilk anneler günüm de bu haftaydı yahu. Ne çok olay olmuş. Bu kadar ara verirsem böyle olur. Anneler günüm çok güzel geçti. Annem harika bi hediye almış bana, bi tane de hazırlamış. Hüngür foşurt ağlattı beni. Taaaaaaa glasgowlardan, istanbullardan bile telefon geldi. Beklemediğim bir sürü kişi aradı çok sevindim. O günümü annemde ve Yiğitin ananesinde geçirdik. Annem tabi Bora'yı çok özlemişti. Büyük anane de. Yiğit de 2 sürpriz hazırlamış numara yaptı bana, canım benim:))))


























