3 gün sonra Bora 10 aylık oluyor. Ekim ayı da bitti. Bu ay Bora ile bol bol ayrı düştük. Tüm aile fertleri sırayla hasta olduk.
Bora tam bir cin oldu. Küçücük işaret parmağıyla bi sürü şeye dokuyo. Genellikle tekerlek türü döndürebileceği oyuncakları seviyor. İkea'dan aldığımız tahta oyuncağının en üst parçasıyla oynamayı da seviyor artık. Son bir kaç gündür o üst parçayı yerine takmaya çalışıyo ama hiç bi şekilde isabet ettiremeyip atıyor. Zaten bu ara eline aldığı şeyi iki döndürüp atma süreci geçiriyor.
Salonda yerde duran cdlerin olduğu sepet ayrıca ilgisini çekiyor. O cdleri de alıp alıp, evirip çevirip atıyor yere. Ayrıca bu ara elinden tutup evde dolaştırıyoruz. Aslında yürümeye daha çok var gibi duruyor ama hoşuna da gidiyo ayakta olmak. Zaten tek başına emeklemesine izin vermiyoruz çünkü gördüğü ilk yükseltiye tutunup ayağa kalkmak istiyor ve tabii hemen düşüyor.
2 hafta önce Yiğit'in bi kaç günlük soğuk algınlığının üstüne ben de hasta oldum. Bi gün evde yattım ve ertesi hafta GBOK toplantısı için Brüksel'e gittim. Geçen hafta döndüm. O ara 5 gün ayrı kaldım oğlumdan. Döndüğüm gece Bora ateşlendi. Beni bekliyormuş herhalde hasta olmak için. Zaten ne zamandır hastalıktan dolayı fazla mıncıklayamıyodum, bu sefer de o hastalandı ve daha onun hastalığı geçmeden ben hastalandım. Şu anda raporluyum, Evde yatıyorum grip teşhisi ile. Bu grip olayı hepimizi işkillendiriyor. (Belki de sadece beni). O yüzden iyice iyileşmeden kalkmak istemiyorum. Neyse doktor tamiflu verdi, baş dönmesi yaptı o da. Durum böyle olunca Bora ile yine ayrı düştük. Bi gece babannesinde kaldı. Bi kere ananesi baktı. Dün akşam geldi ama yine uzaktan uzaktan seviyorum.
Bir süredir doktora götürmedik ama Bora 11 kilo civarı oldu. 4 tane dişi var, üstteki ikisi kazma olmak üzere:) Kocaman 2 tane ayrık diş çoook tatlı. Karyolasını kemirip duruyor sincap. Hala çeşmeler sonuna kadar açık. Bıktık önlük takmaktan. Agu dışında değişik bağırtılar duyuyoruz ama elle tutulur bi hece çıkmıyo ağzından. Bir de ayakkabı olmuyo kuşuma. Ona aykkabı aldım Brükselden 21 numara olmadı yaaa. Boyu oluyo da tepesi sığmıyo ayağının. Noolucak böyle bakalım.
Bu ay Ozan Abimin ofisine de gittim. Aman her taraf oyuncak dolu. Ama kırılacak cinsten. Haldun dedem kızmasın diye çok dikkatli evirdim çevirdim o bibloları. Baksanıza nası bakıyo öyle brrrrrrrrr.


Annem Komisyon binasında toplantıya katılmış. Bunları da hava olsun diye koymuş buraya, burası benim blogum bana ne.



Bu da son halim. Bu palto Babamınmış. 3 yaş civarı Dedem İngiltere'den almış. Babannem de saklamış. Şimdi de benim oldu hehe.

